<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kararlar &#8211; Odin Enes Özlen</title>
	<atom:link href="https://odinozlen.com/category/kararlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://odinozlen.com</link>
	<description>Kişisel Blog</description>
	<lastBuildDate>Sat, 25 Jan 2025 20:10:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">139360851</site>	<item>
		<title>Tüm Hayallerimden Vazgeçip Yeni Hayatımı Nasıl İnşa Ettim? &#124; Dönüşüm Hikayem</title>
		<link>https://odinozlen.com/tum-hayallerimden-vazgecip-yeni-hayatimi-nasil-insa-ettim-donusum-hikayem/</link>
					<comments>https://odinozlen.com/tum-hayallerimden-vazgecip-yeni-hayatimi-nasil-insa-ettim-donusum-hikayem/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Odin Enes ÖZLEN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Jan 2025 19:59:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Durumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kararlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://odinozlen.com/?p=4585</guid>

					<description><![CDATA[Gelecek hafta girişimcilikten beyaz yakalılığa geçişimin birinci yılı tamamlanmış olacak ve buna yönelik de bir yazı yazacağım ancak o yazı durumun karşılaştırması olacak. Ama bu yaşadığım sadece bir kariyer değişikliği değildi ki! Ben tüm hayatımı, planlarımı, hayallerimi girişimci olarak ilerlediğim senaryo üzerine inşa etmiştim. Dolayısıyla girişimciliği bırakınca elimde hiçbir şey kalmamıştı. Her şeyi yeniden planlamam&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Gelecek hafta girişimcilikten beyaz yakalılığa geçişimin birinci yılı tamamlanmış olacak ve buna yönelik de bir yazı yazacağım ancak o yazı durumun karşılaştırması olacak. Ama bu yaşadığım sadece bir kariyer değişikliği değildi ki! Ben tüm hayatımı, planlarımı, hayallerimi girişimci olarak ilerlediğim senaryo üzerine inşa etmiştim. Dolayısıyla girişimciliği bırakınca elimde hiçbir şey kalmamıştı. Her şeyi yeniden planlamam gerekiyordu. “Geleceğim ne olacak? Yeni hayallerim olacak? Hayatım nasıl olacak?” gibi onlarca soru ile hayatımı resmen yeniden kurguladım. Peki bu yeni hayat nasıldı? Bunu nasıl yaptım?</p>



<h2 class="wp-block-heading">16 Yaşında Ne İstediğini Bilmek?!</h2>



<p>Ben 15-16 yaşlarımdayken ajandama kendi işimi kuracağım diye yazmıştım. O zaman beri de kendimi geliştirdim, sürekli okudum, öğrendim. Aynı zamanda o dönem yazılımdan mı, elektronikten mi ilerlesem diye tercih bile yaptım daha kimse yazılım elektronik bilmezken. Oldukça bilinçliydim yani Erzurum’un dağ başındaki bir okulunda yatılı okumama rağmen&#8230;</p>



<p>Daha o dönemden kendime çok büyük hedefler, hayaller belirlemiştim. Bunlar da genelde maddi şeylerdi; ne zaman milyoner olacağım, ne zaman emekli olacağım vs&#8230; Evlilik, çocuk, babalık, aile gibi direkt maddi olmayanlar kısımlar bu planlarda yoktu. Bunların olmaması o dönem için iyi gibiydi ama asıl gerçeği yazının sonuna kadar okuyunca fark edeceksin.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tüm Dünyamın Yıkılması</h2>



<p>Dokuz on yıl sonraya geldiğimizde ise tüm dünyam başıma yıkıldı. Anladım ki 16 yaşındaki ben, baya fena yanılmış. Asıl istediğimle elde ettiğim uyuşmuyordu. Örneğin başarı ile gelen mutluluk, saf mutluluğun yanında hiçbir şeymiş. Ben asıl olayı, saf mutluluğu kaçırmışım. Aslında bunu 20-21 yaşımda fark etmiştim ama kendimi o kadar şartlamışım ki bir hedef için kör olmayı engelleyemedim.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-spotify wp-block-embed-spotify wp-embed-aspect-21-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<!--ALIA start embed content--><iframe title="Spotify Embed: |1.02| Mutluluğun Sırrı Ne? – İnsan Nasıl Mutlu Olur?" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/1LTk4QlLY5PqwXta1B3aCd?si=1ee97fa09629406c&#038;utm_source=oembed"></iframe><!--AliA end embed content-->
</div></figure>



<p>Bir diğer nokta da maddi hedefleri o kadar yüksek belirlemişim ki ulaşma yolunda kendimi, gençliğimi, sevdiklerimi heba etmişim ama farkında olmamışım. Hedefe ulaşmak için her şeyi mübah gördüm ve asıl değerlerimden uzaklaştım. O yolun başındaki hedef belirleyen ben ile 25 yaşındaki ben bambaşkaydı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Değişimi Tetikleyen O Konuşma!</h2>



<p>Girişimciliğin zorluklarına girmeyeceğim ancak 2023 yılında, 25. yaşımda şöyle bir şey oldu. Çok fazla bunalmıştım ve stres altındaydım. Mentalin yanında fiziksel sağlığım da etkilenmeye başlamıştı ve ne yapacağımı pek bilmiyordum açıkçası. Tek emin olduğum şey kendi işini yapmanın bana artık iyi gelmediğiydi ama bırakmak gibi bir ihtimal çok çok uzaktı çünkü Odin demek girişimci demekti. Bu kimlik benim yaşam biçimimdi!</p>



<p>2023 yazında eski bir yakın arkadaşımla görüştüm. Aslında artık hayatımda olmayan biriydi ve bana çok kızgındı ama biraz zorlayarak olsa da görüştük. Kendisine tatile gitmek istediğimden, girişimciliği bırakmayı düşündüğümden ve diğer birkaç normal benden farklı olan isteğimden bahsettim. Lafını esirgemedi ve olabildiğince en kibar şekilde beni çok iyi tanıdığını, bu isteklerimi hiç gerçekleştiremeyeceğimden emin olduğunu söyledi. Kendimi kandırıyordum ona göre. Onunla konuşurken her zamanki kendimden eminliğimle bunun doğru olmadığını söylesem de çok kısa süre haklı olduğunu gördüm.</p>



<p>Bu farkındalıktan sonra o zamanlar kahve içmeye bile tek gidemeyen biri olarak ani bir kararla yurt dışına yalnız başıma tatile gitmeye karar verdim. Bu tatile gittim ve hayatımın en iyi deneyimlerinden biri oldu. Bu yolculuk tüm yaşantımı değiştirdi ve girişimciliği bırakıp bambaşka bir şekilde hayat sürmeye karar verdim.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-spotify wp-block-embed-spotify wp-embed-aspect-21-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<!--ALIA start embed content--><iframe title="Spotify Embed: S2B2 | Film Gibi Bir Hayattan Neden Vazgeçtim? Başarı Yolunun Tuzakları!" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/7G6FvmuiPjv9aanNiHeBkR?si=98de5d9aa6ae4a63&#038;utm_source=oembed"></iframe><!--AliA end embed content-->
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Yeni Hayatım Nasıl Olacaktı?</h2>



<p>Girişimciliği bıraktıktan sonra ne olacağım belli değildi. Danışman mı olacaktım? Freelance mi olacaktım? Beyaz yaka mı olacaktım? Tek emin olduğum girişimci olmak istemediğimdi, beni o hırs döngüsüne sokan durumda olmak istemediğimdi. Yani daha sade, daha belirli, daha düzenli, daha stabil bir hayat istediğimden emindim.</p>



<p>Birkaç ay danışmanlığı denedim çok hızlı şekilde bana göre olmadığını anladım, iş benim olmuyordu, ekibim yoktu, amaç sürekli değişiyordu ve yine fatura, ödeme alma derdi vardı. Freelancerlığında bundan çok farkı yoktu. Sonra beyaz yakalılığı değerlendirmeye karar verdim ve 1 yıldır devam ediyorum <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading">Neden Stabil Bir Yaşam?</h2>



<p>Ben farklı yollardan gideceğim diye çok büyük riskler aldım ve bu da birçok şeyi deneyimlememi sağladı. Çok iyi para da kazandım, çok popüler de oldum, statümün çok yüksek olduğunu da gördüm, benim bile inanmakta zorlandığım başarılar tattım, insanları etkiledim, yön verdim&#8230; Bunların tersini de tattım elbette.&nbsp;Tüm bunlar çeyrek asırlık ömrümden gerçekleşti.&nbsp;</p>



<p>O yolcuktan sonra şunu fark ettim: Tüm bunlar beni inanılmaz yoruyordu ve tüketiyordu. Hep verdiğim bir örnek var: sanki düz bir yoldayım, sondaki büyük hedefe ulaşmaya çalışıyorum, bu hedefe giderken aralarda başarılar elde ediyorum, ara hedeflerime ulaşıyorum ancak o kadar zor bir hedef belirlemişim ki bu yolda ilerlerken ne yoldaki güzellikleri görüyorum, ne yolda yanımda olanların değerini bilebiliyorum&#8230;</p>



<p>Özetle tüm o yaşadıklarım beni mutlu etmiyordu, beni tüketiyordu. Bu da bir döngü halindeydi 5 yılda bir başa dönüp neden bu kadar her şeyi heba ettim diyordum. Günün sonunda fark ettim ki bu 5 yıllık döngüyü kırmanın yolu o en başta belirlediğim ana yoldan vazgeçemek. Bu yüzden ne istediğimi bildiğim sandığım o bildiklerimi tamamen sildim ve yeni ben oluşturmaya karar verdim.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yeni Odin</h2>



<p>Stabil yaşamın ilk adımı daha düzenli bir hayat sürmekti. Hayatımızın çoğu da işte geçiyordu. Bu yüzden en düzenli iş türü olan beyaz yakalılığı seçtim. Şanslıyım ki tek sosyal medya paylaşımıyla yaklaşık 20 yerden teklif aldım ve şu an bu yazıyı yazarken çalıştığım yeri seçtim. Burayı seçme nedenlerimden biri de düzenli bir iş hayatım olacakken içimden bir şeyler oluşturma, başarma kişiliğini de öldürmeyecektim. Örneğin bir bankadan da güzel bir teklif almıştım ancak benim için aşırı durağan olacağından seçmemiştim.</p>



<p>İşi hallettikten sonra tenise başladım, yıllardır başlamak istiyordum ama beyaz yaka olunca en hızlı yapabildiklerimden oldu <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Sonra yurt içinde ve dışında gezmeye başladım, kendi işimi yaparken onca yıl hiç tatil yapmamıştım neredeyse <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f641.png" alt="🙁" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Yazmaya ve içerik üretmeye döndüm ama kendim için, bir kitle yaratmak için değil. Bu fark bana çok iyi geldi. Bunu fark edince de çok takipçili hesaplarımı kapattım ve göz önünden tamamen çekildim. Zaman zaman bu garip gelse de alıştım ve sevdim <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading">Durağanlıktan Aksiyona</h2>



<p>Son bir yıldır bu düzenli, stabil hayatı yaşıyorum ancak fazla durağan bir yıl geçirdim. Tabii ki bilerek seçtim böyle bir yaşamı çünkü bu dönemde bu gerekiyordu benim için ancak artık bir önceki yazımda da belirttiğim gibi yeni yaşımda biraz daha hareketli bir yaşama geçeceğim.&nbsp;</p>



<p>Bu hareket tabii ki yukarıda bahsettiğim stabilliği bozacak şekilde değil. Kendim için daha çok şey yapacağım, kendimi daha çok geliştireceğim ve her anlamda daha iyi bir ben olmak için çalışacağım. Stresin, gürültünün, hırsın, kötülüğün minimize olduğu bir hayata devam edeceğim.&nbsp;</p>



<p>Özetle yeni hayatımı seçme serüvenim bu şekilde gelişti, gelişmeye devam ediyor. Yolculuğun bizi nereye götüreceğini bilmem. Ancak artık o döngüden çıktığım ve hayatın tadını çıkarabildiğim için çok mutluyum. Artık sevdiklerim, yanımdakiler, ailem benim için yoldan daha önemli <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>



<p>Ve tabii ki bir şarkıyla veda ediyorum..</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-spotify wp-block-embed-spotify wp-embed-aspect-21-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<!--ALIA start embed content--><iframe title="Spotify Embed: Döndüm Durdum" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/track/1KeaN5lpSlN0muou2DKPZR?si=tJr7W6vuTle1PVqnXFjneg&#038;utm_source=oembed"></iframe><!--AliA end embed content-->
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://odinozlen.com/tum-hayallerimden-vazgecip-yeni-hayatimi-nasil-insa-ettim-donusum-hikayem/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4585</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hayatımdaki Kötülüklere Şükürler Olsun</title>
		<link>https://odinozlen.com/hayatimdaki-kotuluklere-sukurler-olsun/</link>
					<comments>https://odinozlen.com/hayatimdaki-kotuluklere-sukurler-olsun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Odin Enes ÖZLEN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Sep 2019 16:45:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Durumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kararlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://odinozlen.com/?p=706</guid>

					<description><![CDATA[Dün geceye kadar hayatımdaki her şey inanılmaz iyiydi. Hayallerime bir bir ulaşıyordum, işlerim gayet iyiydi, bayaa güzel gelişmeler vardı hayatımda, dibine kadar mutluydum, her sorunum anında çözülüyordu vs. vs. ama dün gece, yıkıldım. Ailemle yaşadığım bir olay sonrası neye uğradığımı şaşırdım. Hiç beklemediğim bir şey gerçekleşti ve kendimi devasa bir çölde yalnız başımaymışım gibi hissetim,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dün geceye kadar hayatımdaki her şey inanılmaz iyiydi. Hayallerime bir bir ulaşıyordum, işlerim gayet iyiydi, bayaa güzel gelişmeler vardı hayatımda, dibine kadar mutluydum, her sorunum anında çözülüyordu vs. vs. ama dün gece, yıkıldım. Ailemle yaşadığım bir olay sonrası neye uğradığımı şaşırdım. Hiç beklemediğim bir şey gerçekleşti ve kendimi devasa bir çölde yalnız başımaymışım gibi hissetim, ailemle aramıza sağlam buzlar girdi. Bu beni şoka uğrattı çünkü yaşadığım şey çok gurur kırıcıydı. Hayatta en güvendiğim kişiler bir anda beni kestirip kenara atabiliyordu. Ve eğer durumum şu ankinden çok az daha kötü olsaydı darma dağınık, elinde hiçbir şeyi olmayan birine dönecektim. Beni dehşete düşüren, uçurumun kıyısına bu kadar yakın olma durumuydu.</p>



<p>İçime işleyen bu andan sonra fark ettim ki her şeyim o kadar da iyi değilmiş. Maddi durumum yeterince iyi değilmiş, çalışmam gereken zamanın çok altında çalışıyormuşum, elimdeki işlere yeterince odaklanamadığımdan hepsinin patlaması çok olasıymış. Yani tüm kariyerim bitmek üzereymiş. Ayrıca önüme gelen birçok fırsatı bu &#8220;iyi&#8221; halin verdiği rehavetle kaçırmışım. Hayatındaki her şeyini riske eden ben, uçurumdan düşmek üzereymişim. Sanırım bunu birkaç hafta daha geç yaşasaydım geri dönülmesi çok zor bir noktada olacaktım. </p>



<p>İşte tüm bunların sonunda &#8220;her şerde bir hayır vardır&#8221; sözü tekrar geldi aklıma. Eğer dün gece beni şoka uğratan o olay olmasaydı ben tüm bunları fark etmeyecektim. Bu fark ediş beni yeni düşüncelere sürükledi ve sağlam bir sirkelenmemi sağladı. Şimdi işlerimin kontrolünü, hayatımın kontrolünü daha sağlam alıyorum elime. O bi türlü gelmek bilmeyen hevesle çalışma isteği şimdi tekrar gelmiş durumda. Çünkü özgür olabilmek, kimseye muhtaç olmamak ve kendi çizdiğim yoldan sapmamak benim en temel yaşam kıstaslarımdan biri. Eğer bunlardan birinin bile aksi gerçekleşirse o zaman yaşadığım yaşam benim olmaz. Öyle bir yaşamın da gereği var mı?</p>



<p>Bu uyanıştan sonra fark ettim ki daha önce de bu kadar olmasa da kötü, durumlar/anlar yaşamıştım ve yine bunların bana çokça faydası olmuştu. Örneğin insanlar, özellikle de işin erbabı kişiler, bana <em>bu girişimin(KreatifBiri.com) batar </em>dedikçe ben daha da iyi konuma getirmiştim, insanlar okulu bıraktım diye yadırgadığında onlara yanıldıklarını göstermek için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışmıştım, ilk girişim sunumum yarıda kesilince bulunduğum ortamdaki en iyi sunum hep benimki olacak diye kendime söz vermiştim&#8230;</p>



<p>İşte tüm bunlardan ötürü hayatımda iyi şeylerin yanında kötü şeylere de şükürler olsun. Onlar benim daha iyi motive olmamı, kendimi daha iyi fark etmemi ve daha iyi yaşama sahip olmamı sağladı. </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://odinozlen.com/hayatimdaki-kotuluklere-sukurler-olsun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">706</post-id>	</item>
		<item>
		<title>5 Günlük İnzivanın Öğrettikleri: Kabulleniş</title>
		<link>https://odinozlen.com/5-gunluk-inzivanin-ogrettikleri-kabullenis/</link>
					<comments>https://odinozlen.com/5-gunluk-inzivanin-ogrettikleri-kabullenis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Odin Enes ÖZLEN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Jun 2019 17:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Durumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kararlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.enesozlen.com/?p=520</guid>

					<description><![CDATA[Son iki yıldır yılda yaklaşık 3 defa inzivaya çekiliyorum. Bu inziva dönemlerinde işlerimi bırakırım, sosyal medyadan çekilirim ve sadece düşünürüm, okurum, yazarım. Bunu yapıyorum çünkü olaylara, durumuma dışarıdan bakmamı sağlıyor. Bunu yapmam gerekiyor çünkü 4 aylık periyotlarda motivasyonum dibe vuruyor her şey çok güzel olsa bile benim hiçbir şey yapasım gelmiyor ve hep bir terslik&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Son iki yıldır yılda yaklaşık 3 defa inzivaya çekiliyorum. Bu inziva dönemlerinde işlerimi bırakırım, sosyal medyadan çekilirim ve sadece düşünürüm, okurum, yazarım. Bunu yapıyorum çünkü olaylara, durumuma dışarıdan bakmamı sağlıyor. Bunu yapmam gerekiyor çünkü 4 aylık periyotlarda motivasyonum dibe vuruyor her şey çok güzel olsa bile benim hiçbir şey yapasım gelmiyor ve hep bir terslik çıkıyor yaşamımda. Bu defa da yapabildiğimin maksimum süre olan 5 günlük bir tatil/inziva dönemi geçirdim. </p>



<p>Bu 5 günde çok önemli bir şeyi fark ettim. İnziva dönemine girmeden önce çözemediğim bir durum vardı ve bu tüm hayatımı çok kötü etkiliyordu. Üstelik çok önemli bir kader anının da eşiğindeyim. Yaşamım boyunca durumumun farkında olup kolay kolay salakça hatalar yapmayan biriyim ama bu defa göz göre göre yapacaktım. Tüm yaşamımı mantıksal bir neden olmaksızın tehlikeye atıyordum. Ama bu inziva sürecinden çok önemli bir şeyi anladım: bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmeliyiz. Peki bu ne demek?</p>



<p>Şimdiye kadar neyin gerçekleşmesini istediysem gerçekleşti. Istanbul&#8217;da yaşamaya başladım, MacBook&#8217;um oldu, okulu bıraktım, kendi işimi kurdum, etkinliklerde konuşmacı olmaya başladım, insanlara kendimi tanıtmadan tanıyanlar olmaya başladı, ailemle aram çok iyi oldu, bir statüm, gücüm oldu&#8230; tüm bunların ve fazlasının olmasını istedim ve oldu. Çünkü formül çok basit kendine inan, azimli ol, cesur ol ve gerçekten iste. Bu 4 şeyi yapınca her şey oluyordu. Lakin bir şeyde bu formül çalışmadı. O şeyi çok istedim, kendimden beklemediğim ölçüde cesur oldum, inanılmaz azimliydim ve kendime de inanıyordum. Lakin yok ne yaparsam yapayım istediğim şey olmuyordu. Üstelik işin içinden de çıkamıyordum ve az önce bahsettiğim çözemediğim durum da bu. Yapım gereği bu bende kısa devreye neden oldu, tüm kararlarım salakça olmaya ve hayata karşı tüm motivasyonumu yitirmeye başladım. Haftalardır bunu nasıl çözeceğimi düşünüyordum ve nihayet dün bir çözme ulaştım: <strong>kabulleniş.</strong></p>



<p>Evet o şeyin gerçekleşmesini çok istiyordum, evet bunun için elimden gelen her şeyi yapmıştım hatta kendi sınırlarımı aşmıştım. Lakin işte bazen olmaz ne yaparsak yapalım olmaz. Bunu kabullenmeliyiz. Ya doğru zaman değildir, ya daha iyisi olacaktır ya da sadece olmuyordur işte. Evet hala gerçekleşmesini istemeye devam edeceğim, hala bir umutla yaşayacağım, hala çabalayacağım belki de ama artık kabul ediyorum olmama ihtimalini de. Çünkü kabul etmezsem yaşamıma sağlıklı bir şekilde devam edemeyeceğimi gördüm. Hem bu kabulleniş yeni bakış açıları ve diğer ihtimalleri göz önünde bulundurmamı sağlayacak.</p>



<p>Bu kabullenişi yaptıktan sonra fark ettim ki ben zaten bilmeden birçok kabullenişe sahiptim zaten. Birçok alanda yeteneksiz olduğumu kabul etmiştim, kötü biri olamadığımı, zayıf olduğumu, sıkıcı olduğumu, istediğim gibi arkadaşlara sahip olamayacağımı, saf mutluluğa ulaşamayacağımı, girişimcilikten ilerlemek zorunda olduğumu, bu ülkeden gitmek zorunda olduğumu, kaderimi kabullenmiştim. Bir yenisini daha niye kabullenmeyeyim ki?</p>



<p>İnzivam bu yazıyı yayınladığım an itibariyle bitti. Şimdi yeniden kazandığım motivasyonumla yarın sabahki uçuş için çantamı hazırlamaya ve sonrasında da öğleden sonraki büyük toplantı için hazırlık yapmaya başlamam lazım. Çok zor ama güzel günler bekliyor beni, bakalım neler olacak <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>



<p>Daha önceden de bir inziva dönemim sonucu çıkarımlarımı yazdığım yazıma da bakmak istersen <a href="https://blog.enesozlen.com/40-gun-hicbir-sey-yapmamak-uzerine/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow" aria-label=" (yeni sekmede açılır)">buraya tıklayabilirsin. </a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://odinozlen.com/5-gunluk-inzivanin-ogrettikleri-kabullenis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">520</post-id>	</item>
		<item>
		<title>40 Gün Hiçbir Şey Yapmamak Üzerine!</title>
		<link>https://odinozlen.com/40-gun-hicbir-sey-yapmamak-uzerine/</link>
					<comments>https://odinozlen.com/40-gun-hicbir-sey-yapmamak-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Odin Enes ÖZLEN]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jan 2019 14:07:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kararlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.enesozlen.com/?p=253</guid>

					<description><![CDATA[Hayatımın en güzel dönemiydi, her şey çok ama çok güzel gidiyordu; işlerim, hayatım, hayallerim&#8230; Hatta tek iyi gitmeyen şey İstanbul&#8217;un havasıydı diyebilirdim. Her şey tam istediğim gibi gidiyordu: KreatifBiri kendi kendine bir sirkülasyon yakalayabilecek hatta gelir elde edebilecek seviyedeydi; benim her şeyim çok iyiydi her gün Kolektif House&#8217;a gidiyordum, o etkinlik senin bu etkinlik benim&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hayatımın en güzel dönemiydi, her şey çok ama çok güzel gidiyordu; işlerim, hayatım, hayallerim&#8230; Hatta tek iyi gitmeyen şey İstanbul&#8217;un havasıydı diyebilirdim. Her şey tam istediğim gibi gidiyordu: KreatifBiri kendi kendine bir sirkülasyon yakalayabilecek hatta gelir elde edebilecek seviyedeydi; benim her şeyim çok iyiydi her gün Kolektif House&#8217;a gidiyordum, o etkinlik senin bu etkinlik benim gezerken herkes KreatifBiri sayesinde önceden bilmiş oluyordu, yeni bir proje üzerinde çalışmaya başlamıştım&#8230; Tam da hayallerimdeki gibiydi her şey fakat ben yine aç gözlülük yaptım ve tek eksik şeyin de olmasını istedim, saf mutluluk!</p>



<p>Bu tek(!) eksik şey için adım atmadan önceki gün birisi <i>nasıl sürekli kendini motive ediyorsun</i> diye sormuştu. Garip bir şekilde o çok riskli adımı attığım gün de aynı soruyu bu defa farklı yakın bir arkadaşım daha sordu. Cevap çok basitti(!) her zaman bulurdum bir çıkış yolunu&#8230; O yakın arkadaşıma cevap veremeden riskli dediğim olayın bazı neticeleri gelmeye başladı ve sonucu büyük bir psikolojik çöküş oldu. Bırak motivasyonu kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey yapamıyordum. Böylelikle yaklaşık 40 gün sürecek olan bu karanlık(!) dönem başlamış oldu.</p>



<p>Her şeyim varken birden neredeyse elimde hiçbir şey yoktu ama bilmiyordum ki bu daha başlangıçtı. Psikolojik etkiler sürerken bu defa sağlıksal sorunlar başladı. Sol gözümün önceden az gördüğünü biliyordum ama tatili bekliyordum bu yüzden yok sayıyordum. Ama birden çok ağır ve 10 saat kadar sürebilen sık migren nöbetleri geçirmeye başladım. Üstelik haftada en az 2-3 defa olmaya başlamıştı. Bununla birlikle vücudumda farklı tepkiler de oluşmaya başladı ve direkt şeker hastalığı belirtileri gibiydi. Bu en korkuncuydu çünkü yemek yemeyi sevmeyen ben için en sevdiğim şey tatlı yemekti. İyice korktuğum için ve artık hem sağlıksal hem psikolojik olarak hiçbir şey yapamadığım için erken tatile karar verip Istanbul&#8217;u her şeyi bırakıp eve döndüm.</p>



<p>İlk başta süper gelmişti her şey eve dönünce. Hemen kontrolleri yapıp bir gözlük(hayatımda ilk defa) ve diğer hastalıklar için de tedaviye başlamıştım üstelik şekerim de yoktu. Ucuz yırttım derken yine öyle olmadı ve migren için kullandığım ilaç çok kötü ve ciddi yan etkiler gösterdi. O yan etkilerle boğuşurken bu defa herkese söylediğim yalan olan soğuk algınlığı da eklendi ve ben üç gün yerimden dahi kalkamadım. Üstelik bu yan etkiler bedensel zararın yanında düşünmemi de engelliyordu. Yan etkilerin de böyle farkına vardım zaten. Bu olayın üzerinden bir haftayı aşkın süre geçmiş olsa da hala tam kurtulamadım ki öncesi de vardı.</p>



<p>Peki, sadede gelelim. Bu yazıyı neden yazdım? Bu kadar şey neden başıma geldi? Aslında size yalan söyledim. Hiçbir şey yapmadım derken, düşündüm. Tüm bu 40 gün boyunca düşündüm. Bunun sonucunda tüm bunların başıma neden geldiğini ve neler yapacağımı kararlaştırdım işte onlara da aşağıda yer verdim.</p>



<p><b>Tüm bunlar neden başıma geldi?</b> Olayı ikiye ayırarak anlatacağım: Sağlık ve psikoloji. Sağlıktan başlayalım. 3 ayı aşkın süredir gece gündüz koşturuyorum. Bu süreçte ise en az dikkat ettiğim şey ise beslenme ve sağlık oldu. Çoğu günler bilirim ki sabah 8&#8217;den akşam 10&#8217;a kadar çalışmama rağmen sadece bir tostla ayakta kaldığım. Onlarca bardak kahve, çay(siyah çay) tükettiğim günlerin haddi hesabı yok. Soğukmuş falan hiç dikkat etmedim, nasıl iyi göründüğümü düşünüyorsam öyle giyindim. Sağlıklı olan şeyler yerine sağlıksız şeyleri tükettim, özellikle içeçekte yine. Çok ama çok düzensiz beslendim ve spor hiç yapmadım. </p>



<p><strong>Psikolojik kısmına</strong> geçersek aslında size ilk başta söylediğim tabloya bakarsak benim tüm düzenimi bozan şey gibi geliyor değil mi? Evet başta öyleydi de zaten. Fakat tüm acı çektiğim, düşündüğüm, her şeyi sorguladığım o zor dönemde tutunduğum tek bir şey vardı. O da o başta attığım riskli adımın getirdiği şeydi. Eğer O da olmasaydı neler olurdu bilemiyorum. Çünkü kelimelerle nasıl tarif ederim bilmiyorum ama tüm hayallerimden vazgeçmeyi, sıradan olmayı, bu kadar düşündüğüm, sorguladığım için kendimden nefret ettiğim bir dönemdi. Bunlar doğamı tümden inkar etmek gibi bir şey. Yaşamamalıydım yani. İçi her zaman yaşam sevinciyle dolu olan, insanların hayaller edinmesi çin çırpınan biri söylüyor bunu&#8230;</p>



<p>Öyle bir haldeydim ki tüm planlarımın yanlış, hayallerime ulaşmamın imkansız olduğunu düşünüyordum. Üstelik kendimi öyle bir hale getirmiştim ki alternatif yol neredeyse bırakmamıştım. Yani seçim şansım da yoktu. Ne yapmalıydım nasıl çıkmalıydım bu durumdan? Eskiden hiçbir şey istemeden önüm açılırken şimdi neyi istesem önüme engeller konuluyordu. Ne yapmalıydım? Ne?</p>



<p>Bilmiyorum çok düşünen, sorgulayan birisi misiniz ama böyle olmanın en kötü yanı da tüm bu sorgulama, düşünme sürecinde tek olmanızdır. Yani kendi beyniniz kendi yer adeta. Bu dönemde o çok düşünmekten kafayı yiyenleri anladım, sanırım ben de çok yakındım. Ama ben bir çıkış yolu bulmuştum: yazmak.</p>



<p>Etrafımda beni tam olarak anlayabilen kimse yoktu ben de bu yüzden ne yaşadığımı hikayeleştirerek yazıya döktüm ve bu blog üzerinden yayımladım. Bu süreçte iki elin parmakları kadar sayıya ulaştı sanırım. Üstelik sadece bir kişi için. Neden bilmiyordum ama beni anlayabileceğini düşünüyordum. Kendimi kaleme döktükçe rahatladım, olayları daha iyi gördüm. Elbette tam yeterli olmadı ve ben de direkt okuyan kişiye sordum yukarıda sorduklarımı. Cevap verdi, düşündü ve anladı da sanırım.</p>



<p>Bana <i>ya hayallerin için doğru zamanda değilsin ya da bu yaşadıkların ne kadar zorlu bir yolunun olacağının habericisi olacak</i> demişti. İlk başta sadece zamana odaklanmıştım fakat sanırım ikisi de var. Zaman konusunda evet çok erken davrandım bu kadar işe girişmekle çünkü bu yıl da anladığım üzere doğru zaman ve doğru değildi bu kadar risk almam için. Zorlu bir yolculuğum olacaktı evet bunu biliyordum ta en baştan fakat sanırım böyle darbe etkisi yaratacak bir şey de gerekliydi çünkü diğer yaşadıklarım pek bir şey değilmiş, yeni anlıyorum <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f601.png" alt="😁" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>



<p>Bir de daha önceden bir yazı yazmıştım, pragmatist olacağım üzerine. O dönemden beri de iyi ya da kötü biri olmak çok umurumda değildi çünkü biliyorum ki iyiler pek kazanamıyor. Eğer net bir çizginiz de yoksa bazı şeylerin de önemi de kalmıyor. İşte bu süreçte ben de insanları kırıp kırmadığımla pek ilgilenmedim. Aklıma ne geldiyse söyledim ve sanırım onlarca insanı böyle kırdım. Bu ben değildim. Çok ah aldığımı düşünüyorum. Umarım onlar da birgün affeder beni. Ayrıca söylemek isterim ki özünüzüde bir şey var ve ne yaparsanız yapın onu değiştiremeyeceksiniz o yüzden özünüz neyse öyle yaşayın ki en optimal seviyeye gelmiş olun&#8230;.</p>



<p>Sonuç olarak tekrar işlerimin başına, hayallerimin başına döndüm. Eskisinden daha çok, daha sağlam ama daha sağlıklı bastıracağım çünkü ben bunu seçtim ve seviyorum bunu (daha iyi anladım). Ayrıca birçok olayda özellikle başta bahsettiğim psikolojik olay gibi hep en kötü ne olabilir deyip yaptım. Yani en kötüsüne baktım ve göze alınıyorsa denedim, risk aldım. Şu an iyi ki öyle yapmışım diyorum. Bazen başta bize kötü görünen şeyler sonunda iyi gelebilir, bekleyin, zamanı bekleyin&#8230; Son olarak da sizi anlayan biri ya da birilerini bulun ve onları yakınınızda tutun, uzaklaştırmayın, üzmeyin&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://odinozlen.com/40-gun-hicbir-sey-yapmamak-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">253</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
