En çok beklediğim yaştı 27 ve benim çok özeldi: Antep plakası, 27 nolu otobüs, ayın 27’si ve 27. yaş! Hayaller kurmaya, planlar yapmaya başladığımdan beri 27. yaşımın en özel yaşım olacağını düşünüyordum. Maddi en ufak kaygımın kalmayacağı, kendi ailemi kurduğum, dengeli yaşama geçtiğim bir yaş olacaktı. Spoiler: sadece dengeli yaşam gerçek oldu 🙂 Peki en çok beklediğim yaşım neye evrildi?
En İyi Yaşım Oldu mu?
Daha önce 2025’in ortasında bir yazı yazmıştım ve bu yılın en iyi yılım olmaya aday olduğunu söylemiştim. Özellikle 2019 ile benzerliğini yazmıştım ancak devamı hiç öyle olmadı. Hayatımı değiştiren ay olarak gördüğüm Temmuz’a girmeden yazmıştım ve gerçekten Temmuz’dan da yılın geri kalanından da beklentim çok büyüktü ancak hayat çok farklı bir yere sürükledi. 2. spoiler en iyi yılım hala 2019, 21. yaşım. Peki neden farklı yöne sürüklendi?
Araba Aldım
Hiçbir zaman öyle büyük bir araba hevesim olmadı. Sanırım geçirdiğim bir trafik kazasında, kelimenin tam anlamıyla ölümden dönmüş olmamın bunda etkisi büyük. Neyse, bu yıl maddi kazancım çok iyi düzeye gelince bir arkadaşım neden araba almıyorsun dedi. Hızlı bi hesapla alabileceğimi gördüm ancak almam biraz sürdü çünkü öncelikle bu benim için bir eşikti, gittikçe düzenli ve yetişkin bir hayata çekiliyordum. Araba da bunun en büyük adımlarından biriydi. İkinci neden de neye göre alacağıma karar verememek oldu. Günün sonunda Temmuz’da alacağım diye yola çıktığım arabamı yılın son çeyreğinde alabildim. Bu karar basit gibi görünse de benim için kırılım noktalarından biriydi.
Sonuçsuz Kalan İçerik Üreticiliğine Dönme Çabalarım

2024’te tüm çok takipçili hesaplarımı silip bir daha göz önünde olmayacağım demiştim. Herkes de bu kararımı eleştirdi ve haklı çıktılar. 2025 Nisan gibi tekrar yeni bir hesapla ve konseptle geri döndüm. Daha doğrusu dönmeyi denedim ancak olmadı. Birkaç defa yeniden içerik ürettim, özellikle Japonya’da çok iyi şeyler çektim ama yine de olmadı. O itici gücümü bulamadığım için devam edemedim. Hala dönmeyi düşünüyorum, deneyeceğim 🙂
Kim bilir belki de 28. yaşımda o itici gücü bulurum ve bu serüven devam eder…
Birbiriyle Savaşan 2 Odin! Hangisi Kazandı?
Bu yaşımın en büyük konularından biri de birbiriyle savaşan iki Odin arasında sürekli gidip gelmem oldu.
- İlk versiyon: Hırslı, hızlı, risk alan, sahnede olmayı seven Odin.
- İkinci versiyon: Sakin, güvenli seçimler yapan, düzenli bir hayatı tercih eden Odin.
Bu yılın en büyük sorularından biri hangi Odin gerçekti? Hangisini seçmeliydim? Geçen yıl bu soru öyle büyük bir soru değildi çünkü doğru cevap Sakin Odin’di. Çünkü Hırslı Odin her şeyi kaybetmesine sebep olmuştu, o zaman doğru tercih ikinci Odin olmalıydı. Ancak bu yıl bir şeyi fark ettim kaybettim olarak gördüğüm şeyleri kazanmamı sağlayan da ilk versiyonumdu. O halde yanlış bir tercih mi yapmıştım?
Dengedeki Odin Mümkün mü?

İki yıl önce ilk terapi almaya başladığımda fark ettiğim gerçeklerden biri hayatı siyah ya da beyaz olarak görüyor olmamdı. Ama hayat daha çok griliklerden oluşuyordu. Ben de o zamandan beri hayatıma grilikleri getirmeye çalışıyorum. İki Odin arasındaki savaşı da böyle çözmeye karar verdim.
İkisinin bir dengesini yaratmayı deniyorum. Çünkü büyük şeyler yapmak isteyen Odin de benim asıl parçalarımdan biri, huzurlu bir yaşam isteyen Odin de ve ideal dengeyi bulabilirsem ikisinin de aynı anda olması mümkün. Bu dengeyi tam bulamadım ama çok yakın olduğumu hissedebiliyorum. 28’in ana konularından biri de bu dengeyle beraber hızla yol almak olacak sanırım.
En Güçlü Yanım Adaptasyonmuş!
Bu yıl ekibimdeki bir arkadaşım Odin senin en güçlü yanın her şeye adapte olabilmen gibi bir şey dedi. Başta tam anlamadım, hatta iyi bir beyaz yakasın falan dedi bozuldum da 🙂 Ama sonra fark ettim ki gerçekten de öyle. Zamanında ders kıstasımdı çok başarılı oldum, tembellik istedim çok iyi tembel öğrenci oldum. İstanbul’a geldim hemen adapte oldum. Girişimci oldum en iyisi olmaya çabaladım, beyaz yaka oldum yine öyle.
Bu tarz başarılarımı anlatırken de hep ben sıradan biriyim, ortalama bir zekaya sahibim, ortalama bir aileden geliyorum ben yapabildiysem herkes yapabilir diyordum. İnsanlar bunu ego gibi algılasa da gerçekten inanıyordum buna ama adaptasyon, insanların bana inanmamasını açıklayan şey oldu. Ben gerçekten çok iyi adapte olabiliyorum. İçinde bulunduğum ya da olmak istediğim kişi/olay neyse onun gerekliliklerini direkt kendime embed edebiliyorum.
Sırada da bahsettiğim griliklere, dengeye adapte olmak var. Bu da çocuk oyuncağı olmalı benim için 🙂
Yetişkinliğe Geçiş, Yaşlılığın Başlangıcı

27’de ilk defa fiziksel yaşlılığı hissetmeye başladım, eski gençlik enerjim azaldı: daha çabuk yoruluyorum, daha çabuk sıkılıyorum, daha çabuk uykum geliyor… Ama bunlardan ziyade o gençlik cesareti azalmaya başladı, daha mantıksal ve yetişkin gibi hareket etmeye başladım. Olaylara da daha az tepki veriyorum artık. Asla kabul etmem dediğim şeylere okey deyip geçiyorum.
Eskiden söze ‘bir genç olarak’ diye girip yaptıklarımı anlatırdım ama 28 itibariyle bunu diyemeyeceğimin farkındayım. 27 son gençlik yaşımdı. Seni özleyeceğim genç Odin, herkesten çok şey yaşadın, çok kazandın, çok kaybettin, çok denedin, çok yanıldın, çok sevdin, çok sevildin, çok üzüldün, çok başarılı oldun, çok da başarısız… Ama her şeyinle muhteşem yıllar yaşattın, iyi ki o yılları yaşadık, iyi ki şimdiki biz o yılların birikimiyle geldi. Böylesi eşsiz bir hikayenin bir benzeri dahi yok.
Sonuca Ulaşabilecek miyim Eyy 28?
27’de iş hayat dengesini oturttum, 28’de de sonucuna çok yakın olduğum iki Odin arasındaki dengeyi oturtacağım. Asıl Odin kim ve nasıl bir yaşam istiyor bu yılın sorusu olacak bence.
Hayatım artık belirli bir düzene oturdu. Öyle büyük kırılımlar olmayacak gibi. Belki de arkadaşlarımın ve ailemin dediği gibi: Arabamı aldım, işim-gücüm yerinde, askerlik kapıda… Sırada artık bir aile kurmak mı var? Kim bilir… Ama ne olursa olsun şunu biliyorum: çok sakin bir yaşamı da çok hareketli bir yaşamı da istemiyorum. Ya büyük bir hikaye yaratmak ya da büyük bir hikayenin parçası olmak istiyorum. Sıradan, noname biri olmak istemiyorum. Büyük farklar yaratan biri olacağım.
Ve evet Eyy 28 ne olacak bu yeni yılda? Asya planım tamamen çöpe mi gitti? Yoksa yeni bir rota mı çiziliyor fark etmeden? Bir hikayem olacak mı yoksa çoktan bitti mi? Yetişkinliğin ilk yılı nasıl geçecek? Mucizeler olacak mı? Ve en önemlisi, kadere yeniden inanacak mıyım?
Seni özleyeceğim genç Odin… Ama şimdi sırada seni taşıyan, senden büyüyen, senden denge kuran yetişkin Odin var. 28, artık bir yolculuğun sonucu değil; yeni bir hikâyenin başlangıcı. Ve bu kez sahneye sadece biri değil, her iki Odin birlikte çıkacak.
Hoş geldin 28. yaş…
Beni, bizi şaşırt!